Anadolu’nun yüce bir dağı:Ilgaz Dağı

Günlüğümün 12.01.2008 tarihli sayfasından

Ilgaz türküsü

Ilgaz Anadolu’nun sen yüce bir dağısın
Baharla yeryüzünde güzellerin bağısın.

Yalçın kayalıkların göklere yükseliyor
Senin dumanlı başın bulutları deliyor.

Yükseklerden akıyor, ne güzel berrak sular
Eteklerinde otlar, sürülerle kuzular.

İki aydan buyana uzun doğa yürüyüşlerine katılıyorum.Bu programlar kimi zaman günü birlik,kimi zamanda konaklamalı oluyor.

En son 5/6 Ocak 2008 tarihlerinde grup liderimiz sevgili Emrah Özkök liderliğinde Patika outdoor grubu olarak “Ilgaz Dağı Kış Tırmanışı” nı gerçekleştirdik.

Anadolu’nun yüce dağı Ilgaz hakkında birazcık bilgiye nedersiniz?Arada çok keyifli geçen bu iki günlük program hakkında da bilgi vereceğim.

4 Ocak gecesi ( İstanbul’da da 2008 senesinin ilk karı yağmaktaydı ) tüm tanıdıkların aman bu havada yola çıkmayın sakın demelerine rağmen,gece 22.00 de yola çıktık.Meteoroloji gideceğimiz yollar için kar yağışlı ve sisli bilgisini veriyordu.Karayolları genel müdürlüğünden ve Kastamonu,Çankırı,Bolu yönünden gelen kişilerle yapılan görüşmelerden de aldığımız

bilgiye göre evet yollarda buzlanma vardı ama kapalı bir yol yoktu.

İzmit’tende bir arkadaşımızı alarak yola çıktık ( çoğu kişi İzmit’e kadar bile ulaşamayacağımızı söylemişti).İzmit’i biraz geçmiştikki kar yağışı başladı;karayolunda iki şerit açık durumdaydı yanlar tamamen kar kaplıydı.Gerede’ye kadar bu şekilde geldik,Gerede’den sonra Karabük-Samsun yönüne devam ettik.Gerede’den sonra karayolunun karası tamamen bitti ak ve kardan ve buzdan bir yol halini aldı.Bundan sonra yol bir geliş ve bir gidiş şerit haline dönüştü.Bütün araçlar arka arkaya sıralanıp aralarında gerekli mesafeyi bırakacak şekilde seyretmeye başladılar.Gerede’den sonra yaklaşık 30 kilometre sonra Karabük-Samsun yol ayrımına ulaştık.Buradan Samsun yönüne devam ederek Çerkeş-Atkaracalar-Kurşunlu üzeriden sabah 6 gibi sevgili kaptanımız sayesinde sağsalim ve gayet rahat bir yolculuktan sonra Ilgaz ilçesine ulaştık.

Ilgaz ilçe girişinde karşınıza çıkacak soldaki ilk sapak ilçe merkezine gitmektedir.Bu sapaktan 1 km sonra yine solda ikinci sapaktan sapıp Kastamonu yönüne doğru giderek Karayolları bakım evine ulaştık.Bütün gece boyunca kar yağdığı için otele giden yolumuz kapanmıştı.Karayolları görevlileri geldiğimizi görünce otelimize giden yolu açtılar bizde bir gece konaklayacağımız Doruk Otele rahatlıkla ulaştık.Biz otelimize ulaşmak için Karayolları bakım evinden sola ayrıldık,eğer siz diger otellere gidecekseniz yolu dümdüz devam edeceksiniz.

Ankara’dan gelecek olan kişilerin ise Çankırı-Ilgaz yolunu takip etmeleri gerekiyor.


Bütün yol boyunca uyumadığım halde ( böyle maceralı yolculuklardan çok hoşlanırım,yolu takip etmek,etrafı seyretmek gibi ) araçtan inerinmez yüzüme çarpan dondurucu soğuk ve tertemiz havayla bütün yorgunluğumu üstümden atmış oldum.

Aslında tırmanma öncesi iki saat dinlenme süremiz vardı ama ben sevgili İlkay Özkök ile kahvaltı yapmayı tercih ettim.Zengin kahvaltılık çeşitleri,yöresel ürünler ve unlu ürünlerle nefis bir açık büfe kahvaltı hazırlanmıştı,ağır ağır yediklerimizin tadına vararak,sohbet ederek kahvaltımızı tamamladık.Bu arada bir görevliden otelimiz hakkında bilgi almayı da ihmal etmedik.Otelimizde;250 kişilik restaurant,balo salonu,kahvaltı salonu,şömine lobi,disko,oyun salonu,açık teras,kafeterya,bilardo,air hokey,çocuk sineması,atari salonu,fotoğraf stüdyosu,yerel ürün ve tüm kayak malzemelerinin satışının yapıldığı bir market,sauna,atv ve kar motoru gezileri ,kayak ve snowboard okulu,hedikli yürüyüş ve şişme botla kayma gibi aktiviteler bulunmaktaymış.

Bu arada diğer arkadaşlar da kahvaltı salonuna gelmeye başladılar.Saat 10.30 da tırmanmaya başlayacaktık.Hepimiz lobide hazır bir şekilde buluştuk.Malzeme kontrolu yaptık;yürüyüş ayakkabılarımız boğazlı ve gore-texdi,yedek ayakkabılarımız sırt çantamızdaydı,su geçirmeyen ve yürüyüşü engellemeyen hafiflikte montlarımızı dış katman giysi olarak giymiştik,polar türü üst ve alt kıyafet olarak giymiştik,kimimiz gore-tex pantolon kimimiz kayak tulumu ve tabiki yün-pamuklu veya termal iç kıyafetler giymiştik,sırt çantamızda yedek ayakkabılar haricinde,orta boy bir fener-yedek pil,pet şişe veya termos,küçük bir çakı,sevgili İlkay Özkök tarafından en ince detayına kadar düşünülerek hazırlanmış kumanyalarımız vardı.Kar gözlüklerimizi,bere, eldiven ve tozluklarımızı giyip batonlarmızıda elimize aldık.Ben aynı zamanda fotograf çekmeye meraklı olduğum için boynuma birde fotograf makinamı taktım ayrıca yanıma makinam için bir de yedek pil aldım çünkü ısı değişimleri makinaların pillerini olumsuz şekilde etkiliyor.

Evet artık hepimiz hazırdık.

Ilgaz yazı dizisinin 1 nolu yazısındaki fotografı konakladığımız otelin önünden pazar günü çektim.Çünkü bizim zirve tırmanışı yaptığımız gün hava yağışlıydı ve görüş mesafesi kısaydı,tırmanacağımız zirveyede sis çöreklendiği için fotografını çekememiştim.

Yukarıda gördüğünüz fotografta zirvede çekildi,yemek molası ve kısa kısa dinlenmelerle birlikte otelden çıktıktan 4,5 saat sonra,-13 derecede,oldukça şiddetli rüzgar ve tipi altında çekildi.Yinede herkes gördüğünüz gibi çok mutlu;üşüdük,yorulduk,zorlandık ama başardık.

Ilgaz dağı hakkında kısa bir ansiklopedik bilgi vermek istiyorum:

Ilgaz Dağı;Batı Karadeniz bölümünün en yüksek dağ kütlesidir.Kastamonu-Çankırı yolunun 1775 mlik bir geçitle aştığı Ilgaz Dağı,doğu-kuzeydoğu,batı-güneybatı,doğrultusunda 50 km uzunluğunda oval bir kütle meydana getirir.Bu kütlenin dalgalı sırtı üzerinde 2500 metreyi aşan iki doruk yükselir:Büyük Hacettepe (Koca Ilgaz) 2587metre ve Küçük Hacettepe (Çatal Ilgaz) 2546 metre.Dağın yamaçları 2000 metreye kadar iğne yapraklı ormanlarla ,daha yükseklerde alpin bitkilerle örtülüdür.Ilgaz dağlarının yapısında az çok metamorfizmaya uğramış Birinci zaman kayaçları,çevresinde Tebeşir devri ve Eyosen flişleri ile andezitler yer alır.Bol ve bütün yıl akışlı akarsuları ile zengin bitki örtüsünün oluşturduğu şartlar karaca, geyik, yaban domuzu, kurt, ayı, tilki gibi yaban hayatı türlerine uygun yaşama ortamı sunmaktadır.

Biz her yer karla kaplı olduğu için dağın yapısını göremedik ama gerçekten 2000 metreden sonra iğne yapraklıların yaşayamadığını gözlemledik.Ayrıca tırmanış sırasında bazı yaban hayvanlarının ayak izlerine rastladık.

Ben ilk defa bir kış tırmanışına katıldım;yürünecek yolun rehberimiz tarafından nasıl açıldığını gördüm,ön sıralarda yürüyenlerin arkalarda yürüyenlere oranla ne kadar daha fazla yorulduğunu anlamış oldum,disiplinden şaşmamak gerektiğini açılan izden yürünmediği zaman kimi yerde boyu aşan kara gömülündüğünü gördüm,belli bir tempoda yürünmesi gerektiğini ( ki sevgili Emrah her zaman olduğu gibi bunu yine çok iyi ayarladı) aksi taktirde çok yorulduğumuzu hissettik hem yükseklikten hemde soğuktan,asla vede asla yardımlaşma olmadan bu sporun yapılamayacağını bir kez daha görmüş olduk.

Tabiki dönüş yolumuz çok kolay ve neşeli bir şekilde oldu nede olsa yokuş aşağıya iniyorduk.

Otele ulaştığımızda bizleri şömine başında içeceğimiz sıcacık çaylarımız bekliyordu.Akşam yemeğinde buluşmak üzere herkes biraz yorgunluk atmak için odalarına çekildi.Ama benim gibi her kes günün yorumunu yapmak için kararlaştırılan saatten önce lobiye inmişti.Hemen günün kritiği bol kahkahalar eşliğinde yapıldı.Daha sonra yemek salonuna geçip bizler için hazırlanmış birbirinden lezzetli yemekleri canlı müzik eşliğinde tadmaya başladık.Yemek sonrası otelin şömineli barında yine canlı müzik eşliğinde eğlendik.Eğlence sabaha kadar devam etmesine rağmen bizler sporcu olduğumuz için odalarımıza herkesden önce gittik.Yarına zinde olmak lazım,müthiş eğlenceler var.

6 Ocak 2008 sabahı gözlerini pırıl pırıl güneşli bir güne neşe ve enerjiyle dolu olarak açan “2008 Ilgaz Dağı Kar Tırmanışı Patika Outdoor grubu” toplu halde (bir tanemiz haricinde; çünkü fotografımızı çekiyor).

Harika bir pazar kahvaltısının ardından tarktörün çektiği bir araçla kayak merkezine ulaştık.Bir kısmımız kayak için gruptan ayrıldık bir kısmımız kızakla kaymak ve muhtelif oyunlar oynamak için

başka bir bölüme geçtiler.

Tur programını anlatan yazıda şöyle bir bölüm vardı “Otelimizde alacağımız sabah kahvaltısının ardından kayak merkezine doğru yol alıyoruz. Burada kayak yapan arkadaşlarımızla ayrılıp iki bin metredeki zirve kafeye ulaşıyoruz. Oldukça etkileyici bir manzaraya sahip kafeteryada bir süre dinlendikten sonra özel tasarımlı kızaklarımızla biraz da çocuklaşıp alternatif bir kar eğlencesi yapıyoruz. Kayakçıları bile kıskandıracak kadar keyifli bu aktivitenin ardından sıcak şarap ve mangal partisiyle turumuzu sonlandırıyoruz.”

Evet gerçektende öyle oldu,yani biz kayak yapan grup,alternatif kar eğlencesi yapıp çılgınlar gibi eğlenen arkadaşlarımızı kıskandık.Müthiş eğlendiler,kahkahaları kayak pistinden duyuluyordu.

Sonra buluşup hepbirlikte otele geri döndük,bizi nefis bir sıcak şarap ve mangal partisi bekliyordu.

Kaptanımız sayesinde çok rahat ve tüm arkadaşlar sayesinde bol eğlenceli bir yolculukla haftasonu tatilimiz sona ermiş oldu.

Sevgili İlkay-Emrah Özkök kardeşler;yine her zamanki gibi her şey mükemmeldi,içtendi,sevgi doluydu,kusursuzdu.Çok çok teşekkürler.

Bizler patika outdoor grubu olarak her pazar bazende cumartesi-pazar yeni parkurlar gerçekleştiriyoruz.Belki sizlerde katılmak istersiniz.

Reklamlar
Bu yazı Arşiv:Gezi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s